Marvel Sinematik Evreninde Irkçılık Karşıtı Saçmalamalar

Kevin Smith’in 1997 yapımı Chasing Amy isimli filminin iki karakteri olan Holden ve Banky iki çizgi roman sanatçısıdır. Çizgi romanlarla alakalı bir panelde, konuşmacılardan biriyle aralarında şöyle bir muhabbet geçer:

– Yıllar boyunca bu endüstride ne zaman bir Afrikalı-Amerikalı karakter, kahraman veya suçlu genelde beyaz sanatçılar veya yazarlar tarafından yaratılsa, onları zenciler olarak ayıran ırkçı isimlerle damgalanırlar. Şimdi benim dergimde, -Beyaz Haitili Marsık- bu saçmalıktan eser yoktur. Kahramanın ismi Maleekwa. Siz Avrupalı orospu çocukları hala mağaralarınızda güneşten korkarak saklanırken, gezegendeki ilk toplumu kuran siyah kabilenin soyundan gelmekte. O, genç siyah bir okuyucunun örnek alacağı güçlü bir rol modelidir. Çünkü size şunu söylemek için buradayım; ezilenler hepinizden öçlerini almaya geliyorlar. Siyah adam artık çizgi romanlarda ve bilimkurgu fantezilerde ortaçağ halk ozanını oynamayacaktır. Biz bunu gerçek kılacağız ve her ne pahasına olursa olsun saygı duyulacağız.

– Ah, hadi oradan! Bu tamamen saçmalık! Biliyorsun, Lando Calrissian siyahtı. Millenium Falcon’u uçurmakla görevliydi. Senin sorunun nedir?

– Kim söyledi bunu?

– Ben söyledim. Lando Calrissian bilim kurgu fantezilerde olumlu bir örnekti.

– Lando Calrissian’ın amına koyayım! Tom Amca kılıklı zenci! Her zaman bir beyaz çocuk kutsal üçlüye dua etmek zorundadır. Bu filmler çok çok uzaktaki bir galakside bile olsa, beyaz adamın siyah adamı nasıl alt ettiği hakkındadır. Bakın şimdi. Bir tarafta zavallı köylü çocuğu Luke Skywalker var. Nazi poster çocuğu gibi; sarı saç, mavi gözler. Diğer tarafta da Darth Vader var. Galaksideki en siyah kardeş, Nubian’lı herif.

– Nubian da ne demek?

– Kes sesini! Bildiğiniz gibi, Vader ruhani bir kardeşimizdir. Güce ve diğer iyi boklara sahiptir. Sonra bu zavallı Skywalker eline ışıktan bir kılıç alır ve lanet evreni kendi yöneteceğine karar verir. Bütün bir beyaz klanı bir araya toplar. Ve bunlar Vader’ın mahallesini, Ölüm Yıldızı’nı basacaktır. Şimdi siz bu lanet şeye ne ad verirsiniz?

– Galaksiler arası iç savaş.

– Yüksek sınıf ayrımcılığı! Galaksiyi beyaz insanlar için “güvenli” hale getirmek üzere siyah ögeyi uzaklaştıracaklar. Ve Jedi’lar da bunun en aşağılayıcı kısmıdır! Çünkü zayıf, aksi, ihtiyar bir beyaz adamı ortaya çıkarmak için maskesini çıkardığında, Vader’ın güzel siyah yüzü asılmıştır. Bize içten içe hepimizin beyaz olmak istediğimizi anlatmaya çalışıyorlar!

 kingpin

Şimdi eğri oturalım, doğru konuşalım. Amerikan çizgi roman piyasasına bakacak olduğumuzda zenci (siyahi, Afro-Amerikalı, artık hangisi size daha az ırkçı gelecekse) karakterlere pek de fazla yer verilmediğini görürüz. Saymaya kalksak ilk aklımıza gelenler bir elin parmaklarını geçmez: Black Panther (az bilinen bir kahraman), Storm (pekçok kişiden oluşan bir ekibin bir parçası), Falcon (Captain America’nın yardımcısı), Spawn (sürekli maskeli, maskesiz yüzü de yanık), Blade (ön planda olan tek eleman), Luke Cage (o da çok bilindik bir vatandaş değil), Bishop (X-Men âlemine sonradan dâhil olan ve serinin takipçileri dışında az bilinen bir karakter). İlk anda aklıma gelenler on taneyi bile bulamadı. Dolayısıyla çizgi roman dünyasının siyah karakterlere çok fazla yer vermediği bir gerçek.

Peki ama bu durumu, bu çizgi romanların film uyarlamalarında telafi etmeye çalışmak ne derece mantıklı? Bence tamamıyla saçmalık!

heimdall

Hatırladığım kadarıyla bu anlamsızlığın ilk örneği 2003 yapımı Daredevil filmiydi. Kingpin olarak nam salmış Wilson Fisk karakteri Afro-Amerikalı yapıldı. Ne gerek vardı! Neyse ki 2015’te ilk sezonu oynayan dizide böyle bir hataya düşülmedi.

Ardından önce Avengers’a dâhil olacak karakterlerin filmlerinde, sonra da Avengers filmlerinde, S.H.I.E.L.D. isimli organizasyonun yöneticisi Nick Fury’i Samuel Jackson’ın canlandırmasını izledik. Her ne kadar kendisi sevdiğimiz bir oyuncu olsa da ve role gitse de gereksiz bir değişiklikti.

Ardından saçmalık daha üst düzeye taşındı: 2011 ve 2013 yapımı Thor filmlerinde Heimdall karakterinin zenci olması! Hadi Kingpin’i, Nick Fury’i yedik diyelim. Arkadaş İskandinav tanrısını ne akla hizmet siyah yaparsın!

Ve son olarak 2015 yapımı Fantastic Four’da Human Torch olarak bilinen Johnny Storm’un aynı mantıkla canlandırılması. Henüz filmi izlemedim ama Johnny Storm ile Sue Storm kardeştir. Birinin siyah diğerinin beyaz oluşunu nasıl mantıklı bir biçimde açıkladılar acaba? Üvey kardeş mi yaptılar?

Sonuç olarak yapılmak istenen şeyin amacı iyi olabilir ama uygulanış şekli bana göre son derece çarpık ve kesinlikle tasvip etmiyorum. Çekilen filmler, uyarlandıkları çizgi romanlara ve oradaki karakterlerin fiziksel görünümlerine uygun olmalı. Bu furya devam ederse bildiğimiz karakterlerin çekik gözlü, Hintli veya Orta Doğulu hallerini izlememiz işten bile değil.

nickfury

Reklamlar
Bu yazı Yazı içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s