Kara Kentin Çocukları (1999)

Kürşat ve Mine, günlerini ve gecelerini kendileri gibi marijinal tiplerden oluşan arkadaş grubuyla geçirmektedirler. Bu iki genç evlenir ve Beyoğlu’nun arka sokaklarında bir eve yerleşirler. Geceleri Kürşat bir barda DJ’lik yaparken Mine de aynı barda barmaid’lik yapmaktadır. Hippi benzeri aykırı tipler olan arkadaşlarıyla kâh yeni evlerinde kâh orada burada sulu-kuru karıştırıp mütemadiyen takılmaktadırlar. Kendilerince mutlu bir yaşam süren genç çiftin bu mutluluğuna gölge düşmesi uzun sürmez. Yeni evlerinin yakınında ikamet eden, tuhaf davranışları olan bir adam, genç kadını yakın takibe alır.

Türk sinemasının görüp görebileceği en aykırı, en yeraltı, en garip, en sert, en karanlık filmlerden biri Kara Kentin Çocukları (KKÇ). Özellikle uzun süredir bulunamayışı ve namının kulaktan kulağa yayılması filmi küçük çaplı bir külte dönüştürdü. Çekimleri esnasında Kara Kentin Piçleri olarak düşünülen isim, fazla sert olduğu ve sonrasında sıkıntı doğuracağı düşünülerek KKÇ’ye dönüştürülmüş.

Filmin yönetmeni Büyü filmiyle bizlerde gayet kötü bir intiba bırakan Orhan Oğuz. (Filmin gösteriminden sonra bir röportajında korku türüne bir ilgisi olmadığını açıklayarak kendince başarısızlığını haklı göstermeye çalışmasını da unutmuş değiliz.) Bu film ile kendisinin aslında hiç de yeteneksiz bir yönetmen olmadığını, aksine böylesi sıra dışı bir yapıma imza atabilecek denli yetkin bir sinemacı olduğunu görüyoruz.

Oyuncu kadrosu da ilgi çekici isimlerden oluşuyor: Nilüfer Açıkalın, Toprak Sergen, Peker Açıkalın. Bazı yan rollerde de bilindik isimler yer alıyor: Ogün Sanlısoy, İsmet Ay, Savaş Dinçel. Tüm oyuncular genel olarak rolünün hakkını vererek oynamışsa da iki istisnadan bahsetmek istiyorum: Nilüfer Açıkalın çoğu sahnede ya abartılı bir oyunculuk sergilemiş ya da yapmacık durmuş. Ancak filmin kötü adamını oynayan Peker Açıkalın kelimenin tam anlamıyla döktürmüş ve çok başarılı bir psikopat karakteri çizmiş.

Bazı karakterler daha detaylı işlense, karikatürize edilmiş karakterler daha ciddi ele alınsa, final bölümü daha tatminkâr olsaydı gerçekten kusursuz bir film olacaktı belki de. Ancak bir yeraltı filminden de kusursuzluk beklemek doğru olmayacaktır elbet.

Çekildiği dönemde gösterime girmeyen; bazı ücretli televiyon kanallarında kırk yılda bir, o da gecenin bir vakti yayınlanan; internet ortamında da bulmanın zor olduğu bu enteresan film bir şekilde elinize geçerse siz de Türk sinemasının en ayrıksı yapımlarından birini izleme fırsatı yakalamış olacaksınız.

http://www.imdb.com/title/tt0494966/

Reklamlar
Bu yazı Film içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s